"MUCİZEYİ TABİKİ KADINLAR YARATIR"
Sevgiler sevgiliii okuyucu, yani her kimsen sana sonsuz sevgiler.. belki ilerleyen zamanlarda bu blogu görür ve seversin..en olmadık sevgili çocuklarım okur belki.. neyse gelelim bugün bu yazıyı yazma sebebimeeee.. müthiş bir filmm..: "mucizeyi kadınlar yaratır" yanii "I don't know how she does it".. müthiş bir oyunculuk sergileyen Sarah Jessica Parker'ı seyrederken gözlerinizin dolmaması, beyninizin düşünmeden duramadığını fark edeceksiniz. neden miiii? Hemen o nedenlere geçelimmm..
Kendini eksik, yetersiz hissettirmek için ellerinden geleni yapmaya çalışan herkese inat dimdik kendisini ortaya koyan bir esas kadın. Gecesini gündüzüne katarak çalışmak zorundayken dahi iş arkadaşı tarafından bir kadın olarak dişiliğinin ön planda olduğunu ancak iş hayatının arkada kalması gerektiğini bize hissettirmeye çalışılmasını göstermek adına ona aşık olduğunu söylemeye çalışırken Kate ona güzel bir cevap verir..." sen de bir gün benim yaşadığım gibi bir ilişkiyi tadacaksın..."
İşte şimdi filmin sonuna geliyorum.. Esas kız Kate sonunda en güzel sonuca varıyor.. " Bu karmaşıklık beni ben yapan şey, buna hayır diyemem ama sizden ayrılmak istemiyorum.. " ve bir kadını kadın yapan en güzel süsün aile olduğunda artık hem fikirsek Kate'in esas kadın olmasının ne muhteşem olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bu filmi seyrederken gözleriniz dolacaaak, eveet biz buyuz! diyecek arkasında aileniz olduğu sürece her yere yetişebileceğinizi göreceksiniz. Evet bir çocuğum yok. Evet bir evi idare etmenin ne olduğunu bilmiyorum. Tek bildiğim ben Kadınım. Bu dünyaya annemin kızı olarak geldim. Muhteşem destekler var arkamda asla unutulmayacak olanlardan. Beni ben yapan şeyleri öğreniyorun ve gelişiyorum. Mükemmel değilim ama Mucizeye inanırım. Ve MUCİZEYİ KESİNLİKLE KADINLAR YARATIR. Çünkü yaratma gücüüü Allah tarafından Kadınlara verdildiğine inanırım. Sonuçta dünya bizden çıkmıyor mu ;)
İşte müthiş filmin fotoğrafını da buraya koyuyorum belki bir meraklısına denk gelir.
şimdi bu filmi bu kadar geç seyrettiğim için önce kendimden özür diliyorum ardından Sarah'dan. (gerçi o bu durumu asla bilemeyecek sanırım da neyse oraları geçiyorum)
Esas kızımız Kate sanırım tüm çalışan kadınları temsil ediyor dersem tam ortadan vurmuş olurum. Kate kendi işini yapmaya çalışan bu çalışma ortamında kendine yer edinmeye çalışırken nasıl anneliğe, eşine ve arkadaşlarına vakit ayırmaya çalıştığını gözler önüne seriyor. Tabi ki bir çok kadın bu filmden benim etkilendiğim kadar etkilenmek zorunda değil bunu öncelikle bir söyleyeyim. Ancak filmi izlerken kendinden bir parça görmeyen kadın bizden değildiirr hacıııı demek istediğimi bilin isterim. peki neden? çünkü bir kadın çalışıyorsa, evliyse üstüne bir de anne olmanın güzelliğine erişmişsee -ki bunun ne kadar mükemmel olduğunu filmin ilerleyen sahnelerde daha net görüyorsunuz- nasıl bir hayat yaşadığını görüyoruz.
Kate iş yerinden kendine yer edinmeye çalışırken, hem iş yerinde kendisini çekemeyen kötü insanlarla uğraşırken hem de tüm mahallenin o evde durup çalışan annelerin çocukları için gösterdiği çabaları asla görmeyen kadınların baskılarına maruz kalıyor. Ancak sonunda o kadar mükemmel bir iş başarıyor ki sürekli iş seyahatlerine gitmek zorunda kalıyor. Eh bu kadının bir de kocası ve iki tane taptatlı çocuğu var. Eşi Richard da bir yardan kendi işinin peşinde koşup ailesine vakit ayırmakta. ama tahmin edersiniz ki filmimiz kadınların toplumda edinmeye çalıştığı yer hakkında.
Bir kadın iş yerinde yer edinmeye çalışırken neden erkeklerle kıyaslanması gerekir? Filmde de sözü geçtiği gibi şayet çocuğunuz hasta olmuşsa bir erkek izin isterse günün düşünceli babası olurken anne için bu durum çocuklarına yeterince vakit ayırmadığı şeklinde anlaşılması ne kadar doğrudur? Bir kadın yaşarken bin parçaya ayrılmak zorunda mıdır? cevabı sanırım evet olmak zorunda. yaşamın her aşamasında bir kadın kendine yer edinmek için çaba sarf etmek zorunda. kendini ispatlamak zorunda bırakılmak nasıl bir duygudur peki siz bilir misiniz sayın erkekleeeer! Fikrimce bilmezsiniz. Çünkü siz doğduğunuz andan itibaren "bizim oğlumuz" ünvanıyla dünyaya sanki erkek olarak gelmiş olmak sizin marifetinizmiş gibi böbürlenirken biz kadınlar daha ailelerimiz tarafından dahi ültimomlarla büyümeye zorlanırız. neyse olay dağılmasın... Filmimiz son hızıyla devam ediyor....
Bakınız bu fotoğraf karesi bir kadının işi için mücadele ederken iş arkadaşı erkeğin o yargılayan korkunç bakışları sizler de görüyorsunuz değil miii? Halbuki filmi seyredenler benim ne dediğimi daha iyi anlayacaktır ki bu kadın kendisi olabilmek kendini daha verimli ortaya koymak için istemediği halde ailesinden uzak kalmak zorunda kalmış yer yüzünde çalışan kadınları temsil etmekte.
Kendini eksik, yetersiz hissettirmek için ellerinden geleni yapmaya çalışan herkese inat dimdik kendisini ortaya koyan bir esas kadın. Gecesini gündüzüne katarak çalışmak zorundayken dahi iş arkadaşı tarafından bir kadın olarak dişiliğinin ön planda olduğunu ancak iş hayatının arkada kalması gerektiğini bize hissettirmeye çalışılmasını göstermek adına ona aşık olduğunu söylemeye çalışırken Kate ona güzel bir cevap verir..." sen de bir gün benim yaşadığım gibi bir ilişkiyi tadacaksın..."
Veeee daha da ayrıntı vermeden esas sonuca geleliiiim... Filmimizde esas kadın başarısını üst düzeye taşıdıktan sonra dengeleri kurmak için eline geçen fırsatı değerlendirir. İş verenine kendisine bu kadar iş yükü vermesinin yanında artık "hayır" demenin tatlılığına varmış birisi olarak, ilk saç kesiminde oğlunun yanında olamanın vermiş olduğu acı gerçek, kar yağdığında kardan adam yapacaklarına söz vermiş olduğu kızının yanında olmaması, tatillerinde ailesinin yanında olamamanın vermiş olduğu acı verici hislerle önceliğinin ailesi olduğuna kanaat getiriyor. Çünkü aslında herkes gayet iyi biliyor ki bir kadın için ailesi her zaman önceliğidir. Zaten bir erkek "ben sizler için çalışıyorum" derken kadının başka bir alem için çalışıyor olduğuna inanmayı ve bu düşünceyi reddediyorum. Çünkü bir kadın bir erkekle aynı derece ailesini düşünür ve önceliği her zaman ailesi için çalışmaktır. Ancak unutmayalım ki bir kadın her zaman kendini ispatlamak zorunda bırakıldığından çalışmanın onu kendisi kendisi gibi hissettirmenin en kısa yollarından biridir. Kimse üzerine alınmasın diyemicem çünkü alınabilirsiniz bir kadın çalışmakla kafayı yemişse bu toplumun suçudur. Bir kadın toplumda erkek kadar değer görmediği kanısına vardığından iş ortamında, aile ortamında, arkadaş ortamında, gece dışarı çıktığında, iş seyahatinde vb her yerde bir erkek gibi davranmak zorunda bırakılmaktadır. Eh böylece bir kadın asla evlenmemek hatta çocuk doğurmayıp çalışıp kariyer sahibi olmak zorunda bırakılma gibi hissiyatlarla baş başa bırakılmaktadır. Sanırım bunu en güzel gözler önüne seren de Momo oldu.. Ama çok güzeeel anne olmadı mı? bakınız...:
Kısacası bir kadını kadın yapan en güzel şey çocuğudur. Bize bunu gösterdiği için Momo'ya teşekkürü borç bilirim..
İşte şimdi filmin sonuna geliyorum.. Esas kız Kate sonunda en güzel sonuca varıyor.. " Bu karmaşıklık beni ben yapan şey, buna hayır diyemem ama sizden ayrılmak istemiyorum.. " ve bir kadını kadın yapan en güzel süsün aile olduğunda artık hem fikirsek Kate'in esas kadın olmasının ne muhteşem olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bu filmi seyrederken gözleriniz dolacaaak, eveet biz buyuz! diyecek arkasında aileniz olduğu sürece her yere yetişebileceğinizi göreceksiniz. Evet bir çocuğum yok. Evet bir evi idare etmenin ne olduğunu bilmiyorum. Tek bildiğim ben Kadınım. Bu dünyaya annemin kızı olarak geldim. Muhteşem destekler var arkamda asla unutulmayacak olanlardan. Beni ben yapan şeyleri öğreniyorun ve gelişiyorum. Mükemmel değilim ama Mucizeye inanırım. Ve MUCİZEYİ KESİNLİKLE KADINLAR YARATIR. Çünkü yaratma gücüüü Allah tarafından Kadınlara verdildiğine inanırım. Sonuçta dünya bizden çıkmıyor mu ;)
SEVGİYLE KAL OKUYUCU




Yorumlar
Yorum Gönder